Demokrasi Nedir, Cumhuriyet Nedir?

Cumhuriyet bir devlet şeklidir. İktidarın bir kişi veya zümre elinde olmayışı, sivil bir parlamentonun yönetmesi anlamına gelir. Cumhuriyet halkın kendi kendisini yönetmesi değildir. Halktan birilerinin yönetmesidir. Feodal düzende toprak sahipleri, halktan olmayan, hukuksal anlamda ayrıcalıklı kimselerin yönetim şekli monarşik veya arsitokratik bir yönetim şekliydi. Burjuvazinin devriminden sonra, ekonomik anlamda egemenlik toprak sahibi soyludan, sermaye sahibine geçtiğinde, siyasi olarak da sermaye düzenine ve genelleştirilmiş meta üretimine uygun olarak parlamenter cumhuriyet, devlet biçimi olmuştur. Demokrasi ile cumhuriyet kavramı arasında kesin bir çizgi olmamakla beraber; demokrasi kavramı seçimi ve hukukun üstünlüğünü, cumhuriyet kavramı herhangi bir soylunun, kralın olmamasını ve bir parlamentonun gerekliliğini öne çıkarır. İngiltere'de cumhuriyet yoktur, ama demokrasi vardır. Veya Türkiye'de cumhuriyet vardır, ama demokrasi zayıftır.

 Kapitalist sömürü düzeninde feodalizme göre ekonomik ve siyasi hayat birbirinden ayrışmıştır. Sömürü doğrudan ekonomik zorunluluğa; özel mülkiyete, meta üretimine ve ücretli emeğe bağlanmıştır. Siyasal alanda burjuva düzeni krallara, aristokratlara ihtiyaç duymayıp, temsili demokrasiyi benimseyebilmiştir. İşçi sınıfı savaşımları sonucu genel oy hakkını elde etse de "burjuva devlet" esas olarak özel mülkiyeti koruması ile burjuvazinin proletarya üzerindeki bir baskı aracıdır. Düzenin partileri de beş altı sanede bir halkın genelinden oy isterler, biri gelir biri gider. Ama değişen bir şey yoktur. Üretim araçlarının üzerindeki özel mülkiyet durdukça, işçiler geçinebilmek için işgüçlerini satmak zorunda kaldıkça emek sömürüsü devam eder. Burjuva partileri çeşitli yönleriyle birbirlerinden ayrılırlar.
1- Burjuvazinin değişik kısımlarına dayanırlar: bazırları dışa açılmak isteyen liberal burjuvaziye, bazıları içe kapalı güçsüz statükocu burjuvaziye...
2- Etnik, dinsel, mezhpsel halk kesimlerine dayanırlar ve bu kesimlerden oy isterler.
3- Kapitalizmi geliştirmeleri  veya işçi sınıfına tavizler vermeleri ölçüsünde yeniden seçilme şansları artar.
4- Dünya çapında örgütlenmiş finans kapitale (emperyalizme) hizmetleri ölçüsünde destek alırlar.
daha başka şeyler de  söylenebilir.

Burjuva demokrasisi kuvvetler ayrılığı prensibine göre örgütlenmiştir. Temsili bir karakterdedir. Halk ise yalnızca yasama temsilcisini seçer, yürütme ve yargı organlarının seçiminde bir müdahalesi olmamakla birlikte kendi seçtiği temsilcileri görevden alma hakkı bile yoktur.  

Her ne kadar burjuva demokrasileri gerçek anlamıyla demokrasi (halk egemenliği) olmaktan uzaksa da işçi sınıfı açısından demokrasi mücadelesi, örgütlenme, sınıf bilinci gibi bazı avantajları açısından önemlidir. Tüm seçim barajlarının kalkması, sınırsız düşünce özgürlüğü, demokratik eylem özgürlüğü gibi demokratik istemler işçi sınıfının ve onların öncüleri olan komünistlerin doğal istemi olmaktadır. Burjuva düzeni çürüdüğü ölçüde burjuvazi gericileşir ve demokrasi sorununa devrimci dönemlerindeki gibi tutarlı yaklaşamaz.

Burjuva düzenini yıkacak olan işçi sınıfının devlet biçimi temsili değil, sovyet (işçi konseyleri) biçiminde örgütlenmiş doğrudan demokrasi şeklinde olacaktır. Yasama, yürütme ve yargı organları da halkın çoğunluğunu oluşturan işçiler tarafından seçilecek ve istenildiği anda görevden alınabilecektir.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !