11 Eylül'le başlayan küresel terörizme karşı olduğunu iddia
eden ABD Afganistan ve Irak'ta kan dökmeye devam ediyor. Haksız savaşını haklı
göstermek için kullandığı argüman ise "terörle mücadele". Terörle
mücadele sihirli bir kavramdır. Hümanizm veya insanlık için kişilerin teröre
karşı olması beklenir. Teröristler eli silahlı, beli bombalı, gözü dönmüş
canilerdir. İnsanlıktan çıkmışlardır. İnsanlık için, insanların yaşam hakkını
savunmak için teröre karşı durulmalı. İnsanlık içgüdüsü bunu söylüyor. Ama ABD
de her devlet gibi, silah üretiyor, silahlı adamlardan oluşan ordular besliyor.
Devletlerin ordularının ellerinde bulunan silahlar da insan öldürmek için
kullanılmıyor mu? Eğer silaha ve insan öldürmeye karşı isek tüm devletlerin
ordularına da karşı olmamız gerekmiyor mu?
Anti-Terörizmin Siyasallaşması
Terörün siyasallaşması gibi bir kavram kullanılıyor. Ama
“anti-teröristler”, teröre kan döktüğü ve masum insanları öldürdüğü için karşı
değiller miydi? Demek ki asıl olarak insanlık için, yaşam hakkı için,
bombalarla masum insanların ölmemesi için değil, kendi çıkarlarını zedeleyen
siyasal istekleri bastırmak için “terör karşıtı” kılığına giriliyor. Avrupa’da
yeni çıkarılan “anti-terör” yasaları gerçekten de insanlık için değil, yabancı
düşmanı ve ırkçı politikalara zemin hazırlayan ve kitleleri daha çok polis
baskısı altına alan yasalardır. Bu baskıcı yasalarla muhalifler daha fazla
baskı altına alınıp egemenlerin düzeni sağlama alınacak.
ABD de Irak’lı sivilleri öldürürken terörle mücadele
ettiğini söylemiyor muydu? Asıl amaç emperyalist emelleridir. Daha fazla
petrol, diğer emperyalistlere karşı elini güçlendirmek ve sermaye ihracı
yapabilmek için “terörle mücadele” yalanını uydurduğu açıkça görülüyor.
Filistinli teröristler
İsrail devletinin baskısı altında yaşayan Filistinliler İsrail
devleti tarafından terörist olarak damgalanıyor. Tanklarla taş atan
teröristler! Burada bir kez daha görüyoruz ki sözde “terör karşıtlığı” insan
sevgisinden değil, siyasi çıkarlardan kaynaklanıyor. İsrail devleti kendi
baskıcı rejimini gizlemek için Filistinlileri “kötü insanlar”, teröristler
olarak damgalıyor. Filistinlilerin tüm talepleri, terör kavramı kullanılarak
reddediliyor. Eğer tam bağımsız bir Filistin devletinden söz ederseniz
teröristsiniz. İsrailliler Hamas’la hiçbir şekilde masaya oturmayacağını çünkü
Hamas’ın terörist bir örgüt olduğunu iddia etti. Peki bu silah ve şiddet
kullanan terör örgütüne karşı İsrail ne yapmayı planlıyor? O da aynı şekilde
silah ve şiddet kullanıyor. Bu da her iki taraftan da insanların çatışmalarda
ölmesi sonucunu doğuruyor.
Denilebilir ki intihar bombacıları silahlı askerleri değil
masum insanları öldürüyor. Elbette bunun tek başına onaylanması mümkün değil.
Ancak bir intihar bombacısının neden o eyleme giriştiği oldukça önemlidir. Hiçbir
insan intihar bombacısı olup genç yaşta ölmek istemez. Bu bakımdan genç
insanları intihar bombacısı olmaya itecek kadar baskı ve zulüm yapan İsrail
devleti hem masum İsrail halkının hem de intihar bombacılarının katildir.
İsrail halkı Arap düşmanlığı yapmak yerine halkların kardeşliği şiarıyla hareket
ederse her iki taraftan da insanların ölmesi ancak son bulabilir. Aksi takdirde
Filistinlilerin gözünde İsrail halkı kendilerini ezen devleti savunan duruma
düşeceğinden, haklar arası düşmanlık artacaktır.
Aynı şekilde Çeçenler de payına düşen terörist damgasını
alıyor. Terör karşıtlığının mantığına göre masum insanları öldürmek kötüdür,
terördür. Ama çeçenler eli silahlı Rus askerlerini silahlı çatışma anında öldürseler
bile terörist olmaktan kurtulamıyorlar. Fakat Çeçen gerillaları öldürmek Rus
askerleri için bir kahramanlıktır. Bu akıl dışı dogmatizm Rus resmi ideolojisi
tarafından Rus halkına empoze edilmeye çalışılıyor. Rus işçi sınıfının bunun
gibi yalanlara ihtiyacı yok. Rus işçi sınıfı, Rus patronlar tarafından
eziliyor, sömürülüyor. Eğer yaşamını devam ettirmek için çalışmak zorunda olan
işçiler, hiç emek harcamadan, sermayesi ile işçi sınıfının emeği sonucu
yaratılan milyon dolarlara sahip olan burjuvaziden kurtulmak istiyorsa, resmi
ideolojinin “çeçenler teröristtir” demagojisini aşmak zorundadır. Çünkü Marx’ın
dediği gibi “başkasını ezen özgür olamaz”.
Konu: 11 Eylül Saldırılarını Ayşe Yapmadı.
Terörist, silahı kullanan değil, o silahi üretendir. Dünya silah devleri teröristin ta kendileridir. Kurtuluş Mücadelesi adı altında 1401 numaralı silahı bir grubun, 1402 numaralı silahı karşı grubun eline verenler teröristtirler de halkların kardeşliği çığlıklarıyla kardeşin kardeşi öldürmesi nedir? Bunu benim aklım hafsalam almıyor? Kardeşin kardeşi öldürmesinin izahı ve açıklaması olamaz.
Bağlantı »