2/11/2006
Teori ve Pratik Çelişir mi?
Bir bilimsel teori oluşturulurken yararlanılan tek kaynak doğanın kendisidir. Bilimsel teoriler, mantıklı olması; gerçekçi gelmesi gibi sebeplerle değil, olgusal olması nedeniyle oluşturulur. Fakat çoğu zaman teorinin bu yanı unutulup, pratikle çelişir gibi gösteriliyor. Teoride böyle ama gerçekte böyle olmaz... deniliyor. Bir olay bilimsel olarak teorize edilmişse ve açıklanabiliyorsa, pratiğin tümü teoriye uyar. Çünkü teori pratiğe tabi olma zorunluluğu içinde olup, bazen hata oluşması söz konusu değil, teori bizzat pratiğin içinden çıkmıştır.
Bir örnekle açıklamaya çalışalım...
Örneğin bir cisim belirli bir yükseklikten bırakılıyor ve kaç saniye sonra düşeceği hesaplanıyor... Teori bize şu formülü gösteriyor:
Bir cisim ivmeli hareket ediyorsa aldığı yol zamana ve ivmesine bağlı olarak şu şekilde değişir:
x=1/2*a*t^2
Yol yerine yükseklik, ivme yerine yer çekimi ivmesi yazılırsa:
h=1/2*g*t^2
formülü kullanılır ve hesaplanır. Buna göre 10 metreden bırakılan bir cisim yaklaşık 1,4 saniyede yere düşer. Bunu hesapladık, fakat denedik gördük ki aslında daha geç düşüyor. Aradaki bu fark neden? Teori pratikle uyuşmuyor mu? Yoksa doğada kendinde şeyler mi var?
Hayır... Teoriyi tam olarak uygulamadık, eksik uyguladık. Çünkü başta kullandığımız formül:
F=m*a ve V=x/t formüllerinden çıkarılmıştır. İkincisi tam, ama birincisinde bir şeyi unuttuk! Havanın sürtünme kuvveti... İşte bunu tam olarak uygulasaydık cismin yere düşme anını tam olarak hesaplayabilirdik.
Çoğu zaman teori gerçekliğin idealize edilmiş hali olarak sunulur. Sürtünme kuvvetlerinden matematiksel küsuratlara kadar gerçeklikten tamamen arındırılmış bir teori felsefesi önümüze konur. Ama aslında burada yapılan şey gerçekliği daha kolay algılamak için kolaylaştırmadır. Gerçekliğin bizim algımız açısından ihmal edilebilecek bazı yönlerini ihmal etmektir.
Matematiksel olarak kurgulanan fiziksel olaylarda, matematikteki özellikle limit durumu sonuna kadar uygulanamaz, bunun için limitin tam değeri yerine ihmal edilebilecek yakınlıktaki değeri alınır. Pi sayısı örneğin 3,14 diye alınır, teori bu şekilde uygulanır. Bu yüzden hesaplamalar ve ölçümler birbirlerini tutmaz. Sonra da teori ve pratik çelişiyor denilir.
Bazen teori gerçekliği daha iyi açıklamak için ideal tanımlar sunar. Örneğin dirençsiz tel gibi... Ama teori bunu gerçekte asla olamayacağını zaten bize söylemektedir. Ama ihmal edilebilir bir büyüklük olması ve bazen de başka gerçekleri açıklamak için kullanılması gerektiği gerçeği teori dirençsiz tel kavramını veya sonsuz direnç kavramını kullanır.
0 yorum yazılmıştır
Yorum yaz!