21/9/2006
Big Bang öncesi
İnsanlığın evren hakkındaki bilgileri sürekli değişmekte ve gelişmektedir. Önceleri dünya merkezli, dünyanın düz olduğunun varsayıldığı bir evren anlayışı hakimdi. Bu herhangi bir deneyle veya gözlemle elde edilen bir görüş değildi. İnsanlığın belki de dünyaya biçtiği bir konumdu. Avrupa'da din adamları bu görüşü kutsadılar ve aksini iddia etmek suç sayıldı. Bilim adamları baskıyla karşılaştılar. Fakat bu karanlık ilelebet sürüp gitmedi. İlk gözlemler sonucunda dünyanın düz olmadığı ve kendi ekseni etrafında döndüğü anlaşıldı. Bilimin daha da gelişmesinden sonra evrenin muazzap büyüklükte olduğu anlaşıldı. Dünya milyarlarca gezegenden yalnızca biri olan sıradan bir gezendi.
Evrenin sonlu mu sonsuz mu olduğu konusu hala bir kördüğüm halinde çözülmeyi bekliyordu. İlk çağdan beri evrenin başlangıçsız olduğunu söyleyen materyalistler ile bir başlangıcı olması gerektiğini savunan idealistler sürekli biribrleri ile tartışıyorlardı. Big bang teorisinin geliştirilmesi idealistlere büyük bir koz verdi. Atrık big bangi evrenin ve zamanın başlangıcı olarak gösteriyorlar ve zafer havasına giriyorlardı. Halbuki big bang şunları söylüyor:
-Evren genişliyor, öyleyse sürekli genişlediğine göre başlangıçta tek bir noktadan genişlemeye başlamış olmalı...
-Bu tek noktaya, sonsuz kütle; sıfır hacim olduğu ifade edilen, tekillik durumu adı veriliyor.
Şimdi gelelim big bang öncesine... Acaba big bang öncesinde ne vardı? Bu tekillik durumundaki madde niye patladı? Sonsuzdan beri bu halde miydi?
Elbette bilim bu sorulara kesin yanıtlar veremiyor. Aslında big bangin kendisi de kesinleşmiş bir kanun değil. Ama tüm bilimsel veriler o yönde. Bilim adamları big bang öncesine dair de bazı kuramlar ortaya atıyorlar.
Bazı bilim adamları maddeyi enerjinin bir hali sayıyorlar. Yani tam ifade edemedim ama benzer şekilde... Yani big bang öncesinde maddenin tümüyle enerji durumunda olduğunu söylüyorlar. Ayrıca enerjinin de bir alt kökeni olduğunu, bunun tüm evreni kaplayan bir "dolgu" maddesi olduğunu söylüyorlar. Bu ether (esir) maddesi büyük bir deniz gibi düşündüğümüzde, bizim evrenimiz esirin bir kabarcığı, big bang de bu kabarcığın oluşumu olabileceği düşünülüyor. Bu arada bizim evrenimizle içiçe olan farklı bir çok evren olabileceği ifade edilmiş oluyor. Bu esir denizinin ezelden beri çalkalanmakta olabileceği açıktır.
İkinci bir görüş ise sarkaç modelidir. Big bang ile ortaya çıkan evrenimizin sonsuza kadar genişleyemeyeceği, gravitasyon etkisiyle -özellikle karanlık maddelerin- içine çökeceği ifade ediliyor. Böylece tekrar big bang öncesindeki gibi bir tekillik durumunun ortaya çıkacağı söyleniyor. Tekillik durumunun tekrar bir evrene yol açması da aynı saçkaç gibi evrenin sürekli big bang - big crunch (büyük çatırtı) evrelerinin yaşayacağını, bunun sonsuzdan beri tekrar edegeldiği söyleniyor.
Üçüncü görüş diğer ikisinden niteliksel olarak da farklı... Bu görüşe göre evren tekrar kendi içine çökmeyecek ve dağılıp yok olacaktır. Bu görüşün big bang öncesine dair bir açıklaması yoktur.
0 yorum yazılmıştır
Yorum yaz!